Açılış Sayfam Yap   |   Sık kullanılanlara ekle  |  




Online Hizmetler
Kobi Bilgi Sistemi
Elazığ TSO TV




 Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan; Kapı Dergisi’ne Oda çalışmalarından seçimlere, ekonomiden siyasete, terörden işsizliğe kadar gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

“Artık Kaybedecek Zamanımız Yok…”

Başkan Alan, 2015 yılının ilk 10 ayının kayıp bir dönem olarak geride kaldığını belirterek, “Maalesef 2015 yılı ülkemiz adına, terör, ekonomi, büyüme ve işsizlik anlamında kayıp bir yıl olarak geride kalmıştır. 1 Kasım seçimleri sonrasında sandıktan nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın ama mutlak suretle topluma güven veren bir hükümetin kurularak ülkenin üzerindeki karabulutları dağıtması gerekiyor” dedi.

1 KASIM SEÇİMLERİ DÖNÜM NOKTASI OLSUN…

07 Haziran seçimleri sonucunda güçlü bir koalisyon hükümetinin kurulmasını çok arzu ettiklerini belirten Başkan Alan, “Seçimler sonucunda halkın iradesinin hükümete yansıyacak şekilde geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti kurularak toplumun çözüm bekleyen sorunlarına odaklanması en büyük temennimizdi. Bunu her fırsatta dile getirdik. Ancak, bu mümkün olmadı. Şimdi 01 Kasım 2015 tarihinde seçimler yenilenecek. İnşallah halkımızın huzur ve güvenini tesis edecek ve bir an önce ekonomiye odaklanacak bir hükümet kurulur. Çünkü, 2015 yılı iş dünyası adına çok büyük kayıpların yaşandığı, belirsizlikler nedeniyle dövizin sürekli olarak tırmandığı, ihracatın düştüğü, işsizliğin arttığı ve yatırımların durduğu bir dönem olmuştur. Türkiye’nin bu durumu, daha fazla sürdürmesi çok daha büyük krizlere neden olacak ve çok daha büyük sosyal sorunların önünü açacak gelişmelere gebedir. 1 Kasım seçimlerinden nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın ivedi olarak uzun soluklu, programı olan ve uzun vadeli mutlak suretle güçlü bir hükümet kurularak üzerimizdeki karabulutlar dağıtılmalıdır. Tüm siyasi partilerin bu durumu çok iyi analiz etmesi gerekmektedir. Siyasi hesapların, koltuk kavgalarının, parti menfaatlerinin bir kenara bırakılması ve Türkiye için herkesin fedakarlık yapması artık kaçınılmazdır. Ben 1 Kasım seçimlerini bu anlamda son çıkış olarak görüyorum. 7 Haziran sonrası tutumun siyasetçiler tarafından 1 Kasım sonrası da sergilenmesi ülkemizi felakete götürecektir. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Vicdan ve yüreğinde zerre kadar Allah korkusu olan, kulağına Ezan-ı Muhammediye okunan hiçbir kişinin bu olup bitenlere seyirci kalmaması gerekmektedir. Kimin üzerine ne düşüyorsa seçimlerden sonra koşulsuz artık yapması gerektiğini söylüyoruz.”

SİYASET KURUMUNDAN BEKLENTİLER…

Başkan İdris Alan, sorunların çözümünde kilit rolün siyaset kurumunda olduğunu ifade ederek, “İlimizde yatırımların artması ve işsizliğin azaltılmasında en önemli konu halen uygulamadaki Teşvik Yasasıdır. Yasanın uygulamaya konduğu Haziran 2012 yılından sonra Elazığ ekonomisine verdiği zarar, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama Genel Müdürlüğü’nün istatistikleriyle zaten ortadadır. 6. ve 5. Bölge Teşviklerinden istifade eden illere komşu olmamız nedeniyle 4. Bölgede yer alan iller arasında en büyük mağduriyeti Elazığ yaşamış ve yaşamaktadır. Bu haksızlığı devletin zirvesine sözlü olarak Türkiye Ekonomi Şurasında dile getirdim.  Devletine ve milletine bağlılığın bedelinin bu olmaması gerektiğini Sayın Başbakanımıza kürsüden söyledim. Biz Oda olarak talep makamıyız. Hiçbir kişi yada kurumla kavgalı olma yada gelece ilişkin bir beklenti içinde değiliz. Zaten böyle olur ise temsil ettiğimiz kitleye ihanet etmiş oluruz. Bizim tek derdimiz, ilimizde yatırımlar artsın, işsizlik azalsın, şehir kalkınma ve gelişme yolunda ilerleme kaydetsin… Bu düşüncelerimizi tüm siyasi parti temsilcilerine, milletvekillerine ve milletvekili adaylarına açıkça ifade ettim. Kim Elazığ için bir adım atarsa biz onun arkasındayız ve her platformda onure edeceğiz dedik. Bu sözümüzün bugün yine arkasındayız.

2016 YILI İNŞALLAH ÇOK DAHA İYİ OLACAK…

Ülkemiz üzerindeki karabulutların dağılarak aydınlık ve parlak günleri göreceğine yürekten inandığını söyleyen Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan, “Yüce Allah’ın inayetiyle bugünler geçecektir. 2016 yılı ilimiz ve ülkemiz için yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır. Bu zor günlerde, bir AB projesi, bir FKA projesi, üç ayrı Cazibe Merkezleri Projesi, bir DAP projesi ve Ekonomi Bakanlığına proje hazırlayarak sunmuş bulunmaktayız. Ekonomi Bakanlığı Projemiz kabul görmüştür. Bu proje ile ilimizdeki mermer sektörünün çok daha büyük katma değer yaratacak boyuta taşınmasını hedefliyoruz. AB Projemiz ön elemeyi geçmiştir. Bu projeyle tüm üyelerimize nitelikli eleman noktasında katkı sağlanacaktır. Cazibe Kent ve DAP projeleri ise ilimizin kalkınma ve gelişmesini destekleyen çalışmalar olmuştur. FKA Projemiz ile de ilimiz sanayi envanteri çıkarılacaktır. Özetle bu zor günlerde üyelerimiz ve ilimizin geleceği noktasında önemli hazırlıklar ve girişimler yaptık. Meyvelerini kısa sürede inşallah toplayacağız. Sadece iş dünyasının değil toplumun tüm kesimlerinin Odamızdan farklı beklentileri olduğunu görüyoruz. Odamızın bu misyonuna yakışır şekilde toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak çalışmalar yapmaya gayret göstereceğiz.

Mazisi yüz yıla dayanan ve toplum içerisinde hep saygın bir kurum olarak duran Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası ve temsil ettiği camiaya yakışır bir duruş sergileyerek, hak ve hukukun esas alındığı bir yönetim anlayışı içerisindeyiz. Bu anlamda tüm üyelerimizin hizmetkarı ve mesai kavramı gözetmeksizin emrindeyiz.”

 

 

ANADOLU İNSANI ET VE TIRNAK GİBİDİR…

Anadolu insanının Ortadoğu’daki gibi ayrışmadığını belirterek,“Anadolu insanı ile Ortadoğu insanı bir değildir. Ortadoğu’da Araplar, Kürtler, Ezidiler, Şialar, Yahudiler, Kürtler, Türkmenler vb. toplulukların birbirleriyle akrabalık bağları yoktur. Bu topluluklar birbirlerinden kız alıp vermezler. Yüzyıllardır kendilerini bu şekilde birbirlerinden soyutlamışlar ve küçük yerleşim yerlerinde bile ayrışarak oturmaktadırlar. Oysa Anadolu’da durum böyle değildir. Bin yıllık ortak bir kültür oluşmuştur bu topraklarda. Anadolu’yu oluşturan ve bugün en büyük topluluk olarak kabul edebileceğimiz Türkler ve Kürtler artık iç içe geçmiş et ve tırnak olmuşlardır. Bu bağ öylesine güçlüdür ki, ailelerin Türk mü, Kürt mü, Zaza mı, Alevi mi olduğunu anlamanız zordur. Çünkü bu toplulukların akrabalık bağları öylesine güçlüdür ki, hangisini öne çıkarsanız aile içerisinde diğerini üzersiniz. Dolayısı ile Anadolu’daki durum Ortadoğu ile aynı değildir. Burada ki, etnik çatışma ancak kardeşi kardeşe vurdurmakla mümkündür. Teröre hizmet eden ve hangi amaçla öldüğü belli olmayanla silahlı kuvvetlerimiz içerisinde kahramanca şehit olan askerimiz, polisimiz akraba çıkıyor. Bunun kabul edilebilir bir yanı olabilir mi?” ifadesini kullandı…

SORUMLULUK SAHİPLERİ ARTIK KENDİNİ GÖSTERMELİDİR?...

Başka Alan, akan kanın durması için sadece güvenlik tedbirlerinin artırılması ve silahlı mücadelenin çözüm olmadığını söyleyerek, “Devlet babadır. Gerektiği zaman tokadını gerektiği zaman şefkatini tüm topluma gösterecektir. Bunlardan birini bırakıp diğerine sarılırsa huzur bozulur. Çözüm sürecinde bunu zaten gördük ve Devletimizin zirvesi de bu süreçte terör örgütünün silahlandığına ve örgütlendiğine dikkat çekmektedir. Bu nedenle güvenlik tedbirlerinin, tüm toplumun huzur ve güvenliğini sağlayacak şekilde artırılması ve hizmet alımı noktasında ise yatırımların artarak devam etmesi gerekmektedir. Bugün baktığımızda, bölgede yatırımlar durmuştur.

Özel sektör yatırımlarının böyle bir ortamda olması zaten beklenemez. Ancak devletin 2015 yılı için öngördüğü yatırımlar da durmuştur. Çünkü can güvenliği neredeyse kalmamıştır. Yollar, kamu kurumları, okullar, hastaneler kısaca toplumun yaşamsal faaliyetlerini sürdürmesi için gerekli tüm altyapılar terör örgütü tarafından tahrip edilmiştir. Bir yandan bölge insanı için savaştığını söyleyen bir yandan da bölge insanın tüm yaşamsal fonksiyonlarını kesen bir örgüt var.

Bölge insanının kamu yatırımlarından yararlanmasını, eğitim almasını, kendini geliştirmesini ve bilinç seviyesinin yükselmesini istemeyen bir örgüt. İşte bu noktada özellikle bölgedeki tüm kanaat önderlerinin, toplum içerisinde saygı duyulan ve geniş kitleler üzerinde etkisi olan gönül insanlarının, din alimlerinin çağrı yapması gerekmektedir. Felakete adım adım yaklaşırken bu konudan daha önemli şu an ne meselemiz var?  ‘Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır’ hadisi şerifi burada anlam kazanmıyor mu? Yarın çok geç olmadan çocuklarımızın geleceği için gençlerin ölmemesi ve göz yaşlarının dinmesi için artık hiç kimsenin hesap kitap yapmadan ayağa kalkma zamanı gelmiştir.”

 

 

TÜRKİYE’DE ETNİK KÖKEN SORUNU YOKTUR…

Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan, Türkiye’nin mezhep sorunu olmadığına dikkat çekerek, “Bağımsız ve hür ülkelerde vatandaşların istediği yerde ticari faaliyette bulunması, istediği yere seyahat etmesi, istediği okulda okuması, yeterliliği halinde devletin en üst kademelerinde görev alması, toplum içerisinde bir karşılığı var ise seçimle yönetim anlamında önemli kurumlara seçilmesi gibi bir çok örnekle çoğaltabileceğimiz demokratik haklardan söz edebiliriz. Şimdi Allah aşkına, Türkiye’de hangi Kürt, Zaza, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni vs. vatandaşın bu kökeni nedeniyle önü kesilmiştir. Şu yada bu bölgede iş yapmasına engel olunmuştur. Bugün ben Zaza kökenli bir vatandaşım. Seçimle Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilmiş bulunuyorum. Yönetim Kurulumuzda şucu bucu diye bir ayrım da yok. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Sakarya’da omuz omuza hep birlikte şehit olduk. Aynı mezarlara gömüldük. Birlikte aç kaldık. Şimdi kimse bizlere ayrı ayrı milletler muamelesi yaparak Anadolu’da bir kısım halkın devlet için kayrıldığından söz etmesin. Bugün ülkemizin batısındaki ve turizmin gözbebeği bölgelerde her etnik kökene ait yurttaşımızın işyeri var. Bu işyerlerinde yüzlerce istihdam sağlanıyor. Bu işletmelerin sahipleri dünyanın en pahalı otomobillerini kullanıyor ve şatafat içinde yaşıyorlar. Bunların önünün kesilmesi için bir çalışma mı oldu? Yine aynı şekilde Doğu ve Güneydoğu Bölgelerimizde de her kökenden vatandaşımızın işletmeleri var. Bunlar da bu bölgelerden binlerce kişiye ekmek sağlıyor. ‘Bu bölge bize ait değil’ deyip yatırıma mı gelmemişler. Devletin, altyapıyı iş dünyasının beklentilerine cevap verecek şekilde hazırlaması halinde Anadolu’nun her karış toprağına bu ülkenin insanı yatırım yapmaktan hiçbir zaman kaçınmamıştır.”

BU OYUNA GELMEYELİM…

Türkiye’de son günlerde yaşanan ve tüm toplumu endişelendiren gelişmelere de dikkat çeken Başkan Alan, “Terör örgütünün bugün en fazla istediği şey, şehirlerde, kasabalarda, köylerde insanların birbirlerine kökenleri nedeniyle zarar vermesi ve güven ortamının bozulmasıdır. İşyerlerinin yakılması, yolcu otobüslerinin zarar görmesi gibi benzeri olaylar tam terör örgütünün istediği gelişmelerdir. Buna aklıselim şekilde tüm vatandaşlarımızın karşı durması gerekiyor. Bu oyun dağdaki teröristten çok daha tehlikelidir ve vahim sonuçlara varabilecek bir gelişmedir. Başkentte yaşanan olay da yine toplumun güvende olmadığı mesajını vermeye yöneliktir. Provokasyonlar için tüm siyasetçilerin, halkımızın ve medya kuruluşlarının çok daha dikkatli ve aklıselim olması gerekiyor.

Bu düşüncelerle, 1 Kasım seçimlerinden başlamak üzere 2016 yılının ülkemize ve halkımıza huzur ve esenlikler getirmesi dileklerimle, en derin saygılarımı sunuyorum.”





Bu haber 1212 defa okundu.
Ekleme Tarihi :20.11.2015 09:38:51
Akredite Oda ve ElazigTSO LogosuTOBBİŞKURElazığ Ticaret BorsasıFKAKOSGEBTSEFırat Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi


Adres: Cumhuriyet Mah. Korg.Hulusi Sayın Cad. No:117 /Elazığ
Telefon: 444 3594 - 0(424)218 3500   Faks:0(424)218 9690
URL: www.elazigtso.org.tr    e-posta:elazigtso@elazigtso.org.tr

ElazığTSO Bilgi İşlem 2013©



Odamız Sosyal Medya Hesapları
facebook
twitter instagram best counter



Mustafa ULAŞ tarafından geliştirilmiştir.