Açılış Sayfam Yap   |   Sık kullanılanlara ekle  |  




Online Hizmetler
Kobi Bilgi Sistemi
Elazığ TSO TV




Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Şekerdağ, “Önemli projeler üzerinde çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde Elazığ’da güzel şeyler olacak. Elazığ halkı ve camiamız bize güvensin.” dedi.
 
ŞEKERDAĞ: BİZE GÜVENİN
 
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Şekerdağ, ertelenen oda seçimlerinin Mayıs ayında yapılacağını, seçim çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi.
 
 
Yeni dönemde yeniden başkanlığa seçileceğine inandığını ve hizmetlere devam edeceğini ifade eden Şekerdağ, “Seçim sürecinde biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz. İnanıyorum ki Allah’ın izniyle biz üzerimize düşeni yaparsak camia da üzerine düşeni yapacaktır. Makam ve mevkiler Allah’ın takdiridir. Cenab-ı Allah’ın da izni olursa inşallah bir sıkıntımızın olacağını zannetmiyorum. İnanıyorum ki camia doğru bir karar verecektir. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim; Biz geçmiş dönemde aldığımızın oyun üzerine oy koyduk. Oy kaybımız yok. Geçmiş dönemde aldığımız oyları yüzde 20 arttırmışız. Bu tablo inşallah sıkıntımızın olmayacağını gösteriyor. Bizim hiçbir hesabımız yok. Benim ve arkadaşlarımızın makam mevki sevdası yok. Biz bu şehrin önünü açacak, bu şehri ileriye taşıyacak, bu şehrin var olan sıkıntılarını gidermeye çalışacak bir ekip kurmaya çalışıyoruz.” dedi.
 
ELAZIĞ EŞRAFINI BİRARAYA GETİRECEĞİZ…
Başkanlığa yeniden seçilmesi halinde yeni dönemde hayata geçireceği bazı projelerden bahseden Şekerdağ, şöyle konuştu: “Bence Elazığ’ın en büyük sıkıntısı birlikteliğin olmaması. Biz yeni dönemde, eşraf dediğimiz şehrin gerçek kanaat önderlerini bir araya getirip, şehrin var olan sıkıntılarını aşma noktasında onlarla birliktelik yapacağız. Bu noktada sadece Elazığ’da değil, Türkiye genelinde hatta yurt dışındaki Elazığ eşrafını bir araya getirip Elazığ’ın sıkıntılarını giderme adına çalışma yapacağız. Bizim bu noktada çok önemli bir çalışmamız var. 5-6 aydır bunun için çalışıyoruz. Seçimlerin ertelenmesinin arefesinde bu işe soyunduk. Seçim ertelenince bu iş kaldı. Seçim sürecinde çok büyük bir seçim çalışması yaptık. Bu işlere de zaman kalmadı. Seçimleri Mayıs ayı içinde yapmayı düşünüyoruz. Seçimi bitirirsek bu çalışmaları inşallah hızlandıracağız. Şehrin önünü açmak konusunda ne lazım gerekiyorsa onu yapmamız lazım. Bu varlıklı insanlar olur, yetenekli insanlar, tecrübeli insanlar olur, bunları biraraya getirecek bir ekibi kurmak zorunluğumuz var diye düşünüyorum. Elazığ çok sıkıntılı bir il olmaya başladı. Kendini bu memlekette bir yerlere taşıyacak insanların önü kesilmeye başlandı. Meziyetsiz, kifayetsiz insanlar kendine yol açabilmek için meziyetli, kifayetli insanların önünü tıkamaya başladı. Bu şehir bunu aşmalı.”
 
ELAZIĞ'I UFKU GENİŞ İNSANLAR YÖNETSİN
Şekerdağ, eşraf dediği kanaat önderlerini Elazığ’a davet ederek, yönetim kademelerine geçmelerini tavsiye etti. Bu insanların şuanda köşelerine çekildiklerini, bu nedenle şehrin yönetimine kifayetsiz insanların talip olduğunu belirten Şekerdağ, “Gerçek kanaat önderlerinin bu şehri sahiplenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu işin içinde olması gereken insanlar bunlar. Şimdi bu insanlar köşelerine çekilmişler. Durum böyle olunca, alakasız insanlar, kifayetsiz dediğimiz, kendisini ifade edemeyen insanlar bu işe soyunuyorlar. Ve ola ki şans onların yüzüne gülüp onlar belli makamlara geldiği zamanda zafiyetten başka bir şey olmuyor. Sıkıntı işte o zaman başlıyor. Kendine göre bir ekip kuruyor ve o kendine göre kurduğu ekipte kendinden başka bir şey düşünmüyor.” diye konuştu.
 
DIŞARADAKİ GÖZÜ TERSİNE ÇEVİRECEĞİZ
Şekerdağ, bölgenin en büyük probleminin terör olduğunu, Elazığ’ın da bölgede olması nedeniyle bu sorundan büyük ölçüde etkilendiğini ifade etti. Elazığ’ın terörle hiçbir ilgisinin olmadığını ancak terörle anılan illerle aynı kefeye konulduğunu ifade eden Şekerdağ, “Dışarıdan buraya sermaye çekemiyoruz. Bu sadece bizden kaynaklanan, bizim çalışmalarımızla olabilecek şeyler değil. Bu bölgenin sıkıntıları var. Bun sıkıntılardan biri de terör. Elazığ her ne kadar bu sıkıntıların içine girmese de, dik duruşunu devam ettirse de dışarıdaki göz öyle değil. Siz bu bölgede olduğunuz için dışarıdaki bilmeyen gözler sizi de aynı kefeye koyuyorlar ve buraya gelmiyorlar. İşte bizim o dediğimiz eşraf çalıştayı inşallah hayat bulursa onların çalışmalarıyla bu dışarıdaki gözü tersine çevireceğiz. İnsanlar buraya gelecekler görecekler. İşte Elazığspor’un Süper Lige çıkması Elazığ’ı gerçek anlamda buraya gelen insanların kafasını bir anda değiştiriyor. İşte bizim bu tür organizelerdi daha da arttırarak devam etmemiz lazım.” dedi.
 
 
ELAZIĞ, ALTYAPISI ZENGİN BİR ŞEHİR
Şekerdağ, Elazığ’ın altyapı itibariyle büyük bir potansiyele sahip olduğunu, ancak bu potansiyelin değerlendirilmediğine dikkat çekti. Bu noktada Elazığ’ın hak ettiği yerde olmadığını dile getiren Şekerdağ, şöyle konuştu. “Bunu her zaman söylüyoruz, Elazığ’ın sıkıntıları, eksikleri  var. Ama çok fazla eksiği olan bir il değil. Mesela Elazığ’ın ulaşımda, sağlıkta, eğitimde bir sıkıntısı yok. Hayvancılıkta, Allah her şeyi vermiş. Mesela, Türkiye’de göller bölgesinde Elazığ en zengin iller arasında. Biz bu potansiyelleri kullanamıyoruz. İşte bunları kullanabilecek, hayata geçirebilecek, bu zenginliği insanlara geri dönüştürebilecek bir motivasyona ihtiyacımız var. Bu da insanla olur. Bu insanlar var. Bu insanlar uzak kalmış, biz onları buraya getirmekten korkmuşuz. Biz demişiz ki bu adam buraya gelirse Ticaret sanayi odası başkanı olur mu, milletvekili olur mu, belediye başkanı olur mu, yahu gelsinler. Gelsin ekmekçiyi ekmekçiye veriyorsun. Bundan daha güzel bir şey olur mu? Bunlar donanımlı insanlar. Ufku geniş insanlar. Elâzığ’ın meselesini bilen insanlar. Gelsinler bu meselelere sahip olsunlar, Elâzığ’ın sıkıntılarını gidersinler. Kendine yol çıkaramayan adam bu memlekete nasıl yol çıkarır. kendini bir yere getiremeyen insan bu şehri bir yere getirebilir mi? Getiremez.”
 
TEŞVİKLER NEDEN İŞE YARAMIYOR?
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Şekerdağ, Türkiye’deki teşvik sistemlerini de eleştirdi. Bugüne kadar uygulanan teşvik paketlerinin Elazığ’a ve bölgeye gerekli desteği vermediğini ifade eden Şekerdağ, şöyle konuştu: “Yani haksız bir rekabet var. Düzce’yi, Bolu’yu, getirir Elazığ’la, Muş’la aynı kefeye koyarsanız, Bolu, Düzce varken kimse gelip doğuya aynı yatırımı yapmaz ve yapmıyor da zaten. Bunun örneklerini görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Eğer verdiğiniz teşvikler bir işe yaramıyorsa oturup düşünmek lazım’ diye bir ifadesi olmuştu. Yani devletin zirvesindeki insan bile teşviklerin faydalı olmadığı kanaatinde, biz de o kanaatteyiz. Ben her zaman söylüyorum. Bölgeye eğer teşvik verilecekse gerçek anlamda bölgenin potansiyelini ayağa kaldıracak teşvikler verilmelidir. Ve bu dudak uçuklatacak cinsten olmalıdır. Bölgeye gerçekten bu teşvikler veriliyor, verilebiliyor. Bizimde buna hazır olmamız lazım. Sadece devletin teşviklerini beklememek lazım. Devlet teşvik verir. Eğer teşvikleri hayata geçirecek bir sinerjiniz yoksa teşvik işe yaramaz.
Verilen teşviklerden biz değil, bölgenin hiçbir tanesi memnun değil. Siyasi yetersizlikten ziyade bana göre bölge halkının göçü tersine döndürecek bir teşvik sistemi olması lazım. Mesela teşvikle burada çalışan memurla, doğuda çalışan memur aynı parayı almamalı. Elazığ merkezde çalışan memurla Arıcak’ta çalışan memur aynı parayı almamalı. Yani teşvik insanların görev yapabileceği noktaya kadar düşünülmeli. Böyle bir teşvik sistemimizin olması lazım. Ama siz buraya bir teşvik verirsiniz, ama yerelde eğer zenginlik yoksa dışarıdan yatırım getirseniz de yine işe yaramaz. Ve o yöre o teşviklerden gereği gibi istifade ettirmek için ona hazır olmalı. Mesela neye hazır olmalı; Şehrin mastır planı çıkarılmalı. Elazığ’ın neye ihtiyacı var. Otele ihtiyacı var. İşte vazifesi olan kurumlar kimler vilayet, belediye bu işi yapan insan hangi kurumlarsa, o şehirde otel alanının nerede yapılmasını tespit edecek çalışmalar yapılması lazım. Yatırımcı geldiği zaman ‘bizim şunda 5 yıldızlı otele ihtiyacımız var, otel alanları da buralar’ demek lazım. Yani büyük yatırımcı geldiği zaman, ‘sana otel alanı vereceğim, bekle, dur gitme, kal, belediyeden imarını geçireceğiz’ dememek lazım. O zaman atı alan Üsküdar’ı geçiyor. Yatırımcı geldiği zaman hemen önüne koymamız lazım. ‘İşte burası otel alını, buraya yap’ dememiz lazım.”
 
“ELAZIĞ’A KATKI SAĞLAYACAK HERKESİ GETİRECEĞİZ”
“Bu noktada şehrin de üzerine düşeni yapması lazım. Ticaret odasına, belediyeye, valiliğe bir görev mi düşüyor, herkes üzerine düşeni yapması lazım. Bu şehri topyekûn ayağa kaldırabilecek çalışmalar yapılması lazım. Bana göre sadece teşvik vererek şehri geliştiremezsiniz. Yani şehrin özel müteşebbis gücünün harekete geçmesi lazım. Bu nedir, sadece Elazığ’ı düşünmeyeceksiniz, dışarıdaki varlıklı insanları da düşüneceksiniz ve onlardan korkmayacaksınız. Onları buraya getirmek için ne gerekiyorsa yapacaksın. Bunu çok samimi söylüyorum, dışarıda Elazığ’a katkı sağlayacak ne kadar insan varsa onların hepsini buraya getireceğiz. Biz şuana kadar en az 20 ye yakın işadamıyla görüştük. Şimdilik isim vermeyeyim. Bunlar Türkiye düzeyinde kalbur üstü ve Türkiye’nin gündeminde olan firmalar. Bunlarla görüşüyoruz. Onları buraya getirmek kolay değil. Çünkü sistem oturmuş, adam profesyonel, kurumsal çalışıyor. Attığı her adımın hesabını yapıyor. Sizin onu ikna etmeniz böyle kolay değil.
Biz onlara Elazığ’ın potansiyelini anlatıyoruz. Diyoruz ki Elazığ’ın en az 2-3 tane 5 yıldızlı otele ihtiyacı var. Elazığ’a otel yaparsanız siz de kazanırsınız Elazığ da kazanır. Elazığ’ın ihtiyacı giderilir. Gelirseniz Elazığ’ın tarımına hayvancılığına yatırım yaparsanız siz de kazanırsınız, Elazığ da kazanır. Harput’a yatırım yaparsanız sizde kazanırsanız Harput da kazanır. Elazığ’a gelip vakıf üniversitesi kurarsanız dışarıdan öğrencide gelir Elazığ’a çok büyük katkı sağlarsanız ve Elazığ’ın ihtiyacını giderir, siz de para kazanırsınız. ‘Sen Elazığlısın baban hayrı için gel Elazığ’a yatırım yap’ demiyoruz. Çok profesyonel kurumsal bir şekilde çalışıyoruz. Biz diyoruz ki Elazığ’ın şu zenginlikleri var, burada duruyor, gelin bu zenginlikleri paylaşalım.
Mesela Elazığ’da mükemmel bir AVM’nin olması büyük bir ihtiyaçtır. Biz Elazığ’ın güzelliklerini ve zenginliklerini anlatıyoruz, onları bu şekilde ikna edip getirmeye çalışıyoruz. Onlar da bu konuda ikna oluyorlar. Dediğim gibi inşallah o eşraftan insanları buraya getirerek, insanları önümüzdeki dönem içinde Elazığ’ın ihtiyaçlarını giderme noktasında elimizin çok daha güçlü olacağına inanıyoruz. Bunu yaparsak Elazığ’ın sorunu kalmaz
 
“ELAZIĞ HALKI BİZE GÜVENSİN”
“Biz bir ekibiz. Bir duruşunun güven vermesi lazım. Eğer siz dışarıya karşı bir güven vermezseniz, insanlar size inanmazlarsa sizi kabul bile etmezler. Yani buralar çok önemli makamlar. Buraların başında oturan insanların ve ekibin dışarıya güven vermesi lazım. Birinci şart budur. Siz bu güveni veremezseniz, dışarıdaki insanlarla konuşamazsınız bile. Biz oluruz veya olmayız. Temennim bizim gibi güven veren insanların buraya gelip buraya oturmasıdır. Yani dışarıya o bağı kurabilecek, o diyaloğu kurabilecek ekibin oturmasıdır. Biz bir dönem daha oluruz, bir dönem sonra olmayız ama bir dönem sonra olsa bile buraya oturacak ekibin dışarıya, şehire, camiaya güven güven verecek bir ekibin olması lazım. Yani sözüyle, özüyle, oturmasıyla, kalkmasıyla yaptıklarıyla kamuoyuna güven verecek bir ekibin olması lazım. Bu sadece odada değil, bütün kurumlarda şarttır bu.”
 
“İCRA MAKAMI DEĞİLİZ”
“Bizim bu kurumlar talep makamlarıdır. İcra makamları değiliz. Şehirden bize gelen insan ‘benim şu meselem var, şunu iletir misin’ dedikleri zaman biz o zaman muhatabına iletiyoruz. İcranın başındaki kimse o kişinin tasarrufudur o. Mesela Fuar alanında çok çalışmalar yaptık ama iş icraya gelince tıkanıyor. Bu konuda sayın valimizle birlikte TÜYAP’ı ve ortaklarını ziyaret ettik 2 yıl önce. İş yine icraya gelip takıldı. Yani umutsuz olmadan bıkmadan usanmadan yine devam edeceğiz.
Biz bugüne kadar Elâzığ’da 90 yılda yapılmayanı yapmışız. ETSO bölgenin temsilcisi olmuştur. Çok üst düzey kurumlarda görev almıştır. Biz istediğimiz için değil, onlar bunu bize vermişlerdir. Ve bölgenin sözcüsü olmuşuz. Eskiden bölgenin sözcüsü Erzurum’du. Bugün Elâzığ. Ve yaptığı projeler bazında İstanbul’dan sonra ikinci sırada. 14 akredite oda var, biz ilk 5’teyiz. Biz bunları anlatmıyoruz. Allah rızası için yapıyoruz. İşte ne yapmışız biz, mesela devletin zirvesinde aranılan fikri zikri dinlenilen oda olmuşuz. 4 yılda en az 5-6 kere başbakan en az 3-4 kerede cumhurbaşkanı gezilerine katıldık. Daha çok çağırıldık ama iş yoğunluğuyla katılamamışızdır. Yani hakikaten bu kolay iş değil. Bu nedir? Tamamen güveni, sistemi oturtturmamızdan dolayıdır. Dışarıya güven verdiğin için insanlar seni arıyor. Hamdolsun ki dışarıya bu güveni verebilmişiz.
Bu makama talip olan arkadaşlarımızın buranın işleyişini bilmesi lazım. Gazetelerde demeçleri görüyorum, gülüyorum. Adam daha buranın işleyişini bilmiyor, demeçler veriyor. ‘biz teşvik çıkaracağız, ihracatı geliştireceğiz’ diyorlar bunlar afaki şeyler. Sen Elâzığ’da yada müteşebbis olarak üzerine düşeni yapacaksın. İşte belediyesi yapacak, sivil toplum örgütler yapacak. Söylediğim bütün kurumlar bir araya gelecek, el birliğiyle yapılacak ki sen bunu yapabilesin. Mesela bir talebimiz var, 4 kişi gidelim icra makamının herhangi bir tanesine. Adam yok yapamam dediği zaman yapacak bir şansın yok.
 
ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK VERİYORUZ
Şekerdağ, terörün sonlandırılması için hükümetin başlattığı çözüm sürecine destek verdiklerini söyledi. Şekerdağ, şöyle konuştu: “Bizim projeye destek verme zorunluluğumuz var. Yani eğer ülkenin var olan sıkıntıları bitecekse, ülke huzura kavuşacaksa, artık insanlar ölmeyecekse, yani silah bırakılacaksa, buradaki potansiyel ayağa kalkacaksa bunu istememek vatan hainliğidir. Bunu kim istemez, herkes ister. Ama bu işler yapılırken her şeye dikkat edilmeli. Sap ve samanın bir birinden ayrılması lazım. Bizim öncelikle dikkat ettiğimiz nokta budur. Bu çok ve sıkıntılı bir süreç. İnşallah başarılı olunur. Başarılı olunmazsa daha kötü günler bizi bekliyor. Bu çok basit bir olay değil. Toplumun bütün kesimlerinin bu işe destek vermesi lazım. Bu bir kurtuluştur. Bunu kim yaparsa yapsın. Bu ülkede 400 Milyar dolara yakın silaha para ödenmiş. 2oo milyar dolara yakın yanlış yatırımlar yapılmış. Bunun üzerine de 50 bin kişi ölmüş. Ve sen şu an da kendi ülkende korkarak geziyorsun. Bunu kim bitirecekse Allah razı olsun deriz. Bunun için gerçekten hangi kurumun başında olursan ol, birinci şart güvendir. Güven olmayan yerde hiç bir şey olmaz. Bu nedenle güven ortamını tesir edecek çalışmaları mutlaka yapmamız lazım. Kurumların başında ki insanlar inşallah güvenli insanlardan oluşur. Biz bunu yapabilirsek Elâzığ’da yapılamayacak hiçbir şey yoktur. Elâzığ’ın çok büyükte sıkıntısı yok sadece özel müteşebbisi harekete geçirecek adımlar atacağız. Otel odasında bir sıkıntımız var. Birde Bölge Hastanemiz yapılırsa, fuar alanı yapılırsa inşallah Elâzığ’ın bir sıkıntısının olmayacağını düşünüyorum.
 




Bu haber 2621 defa okundu.
Ekleme Tarihi :8.3.2013 10:21:55
Akredite Oda ve ElazigTSO LogosuTOBBİŞKURElazığ Ticaret BorsasıFKAKOSGEBTSEFırat Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi


Adres: Cumhuriyet Mah. Korg.Hulusi Sayın Cad. No:117 /Elazığ
Telefon: 444 3594 - 0(424)218 3500   Faks:0(424)218 9690
URL: www.elazigtso.org.tr    e-posta:elazigtso@elazigtso.org.tr

ElazığTSO Bilgi İşlem 2013©



Odamız Sosyal Medya Hesapları
facebook
twitter instagram best counter



Mustafa ULAŞ tarafından geliştirilmiştir.