Açılış Sayfam Yap   |   Sık kullanılanlara ekle  |  




Online Hizmetler
Kobi Bilgi Sistemi
Elazığ TSO TV




2011 PATENT GÜNLERİ-ELAZIĞ

Türk Patent Enstitüsü, yenilikçiliği, üretkenliği ve yaratıcılığı teşvik etmek, sınai mülkiyet hakları konusunda bilgi ve bilinç düzeyini artırmak, ulusal inovasyon sistemini güçlendirmek ve üniversite - sanayi işbirliğini geliştirmek amacıyla 2008 yılından bu yana farklı illerde düzenlediği “Patent Günleri”ni 17 Ekim 2011 tarihinde Fırat Üniversitesi ve Odamız işbirliği ile F.Ü. Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleştirdi.

Patent Günleri Elazığ programına, Elazığ Valisi Muammer Erol, Belediye Başkanı M.Süleyman Selmanoğlu, F.Ü. Rektörü Prof.Dr. A.Feyzi Bingöl, Elazığ TSO Meclis Başkanı Nuri Önal, Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şekerdağ, Türk Patent Enstitüsü (TPE) Başkan Yardımcısı Ahmet Koçer, Elazığ TSO Meclis ve Yönetim Kurulu Üyeleri, TPE Daire Başkanları, en fazla marka ve patent başvurusunda bulunan ve TPE tarafından plaketle ödüllendirilen işletme temsilcileri, iş dünyası temsilcileri, F.Ü. Öğretim Üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Koçer: Marka Başvurusunda Avrupa’da İkinci Sıradayız…

Türk Patent Enstitüsü (TPE) Başkan Yardımcısı Ahmet Koçer toplantının açılış konuşmasında, geçtiğimiz yıl marka başvurularında 85 bin marka başvurusuyla Avrupa'da Fransa'dan sonra Türkiye’nin  ikinci ülke olduğunu söyledi. Bu sene yılın ilk 9 ayında 75 bin sayısına ulaştı. Bizim yıl sonu beklentimiz 100 binin üzerini bulacağımız yönünde” dedi.

Koçer, yaptığı konuşmada,  Bu yılın ilk 9 aylık döneminde marka başvurusunda 75 bine ulaşıldığını belirterek yıl sonu beklentilerinin 100 binin üzerinde olacağını ifade etti.

Koçer konuşmasında, “Son 30 yılda gelişmiş ülkelerdeki ilerlemenin kaynağının Arge ve inovasyon olduğunu görmekteyiz. Tabi ki dünyada küresel bir rekabet yaşanıyor. Bu rekabette ABD ve Japonya karşısında geri kalmak istemeyen AB ülkeleri Lizbon Stratejisini Avrupa 2023 Stratejisi olarak değiştirdiler. Bu stratejinin de temel amacı Japonya ve ABD karşısında rekabet gücünü artırmak. Bunu da işte Arge ve inovasyona ayıracakları kaynağı artırmakla sağlamak istiyorlar” diye konuştu.

Buluş alanında da Türkiye’nin son dönemde çok büyük bir gelişme içerisinde olduğunu söyleyen Koçer, şöyle dedi: “Bu hakların başlangıcı Türkiye'de 140 yıl öncesine dayanıyor. İlk marka kanunumuz Avrupa'nın ikinci marka kanunundur. İlk patent kanunumuz yine Avrupa'nın ilk patent kanunları arasındadır. Fakat bu kanunların yenilendiği 1995 yılında Türkiye olarak ürettiğimiz buluş sayısı sadece 206. 2010 yılına geldiğimiz zaman bu sayının 6 bin 500'e çıktığını görüyoruz. Özellikle son 6-7 senedir Türkiye, dünya ortalamasının çok üzerinde artışlar gerçekleştiriyor bu alanda. Bu yeterli mi? Elbette yeterli değil. Çünkü dünyada dakikada 2 patent başvurusu yapılıyor. Yani çok hızlı bir rekabet, çok hızlı bir dinamik bir alan. Bu alanlarda bizlerin de o dinamikliği sağlamamız lazım. Türkiye genç, dinamik bir ülke.”

Koçer, TPE olarak KOBİ'ler ve iş dünyası ile üniversiteleri hedef grup olarak belirlediklerini söyledi. Türkiye'deki işletmelerin tamamına yakınının KOBİ niteliğinde olduğunu, ülkede 170'e yakın üniversite bulunduğunu ifade eden Koçer, “Özellikle patentteki artışı sürdürülebilir kılmak için bunlara yönelik pek çok projeler geliştiriyoruz. Son dönemde gerçekleştirdiğimiz projelerden bir tanesi, özellikle üniversite müfredatına ilgili konularının girmesi. Mühendislik ve temel bilimler alanında. Bununla ilgili bir yönlendirme komitesi kurduk. Türkiye genelinde 30 üniversitenin katıldığı bir komite” diye konuştu.

 

Şekerdağ: Elazığ’ı marka kent yapmak istiyoruz

Toplantıda konuşmasını yaparken rahatsızlanan Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şekerdağ daha sonra yaptığı açıklamada, işletmelerin marka ve patent alarak ürünlerine sahip çıkmalarının önemi üzerinde durdu. Başkan Şekerdağ açıklamasında, “İçinde bulunduğumuz yüzyılda ülkelerin ürün ve hizmet sağlama yarışına girdiği ve kendi pazar paylarını genişletme savaşı verdiğini gözlemlemekteyiz.

Dünya ekonomisinin toplamda 62 trilyon dolarlık bir büyüklüğü temsil eden bir pazara dönüştüğü dikkate alınırsa, bu pastadan aldığınız dilimle dünya ekonomisinde var olabilir ve sürdürülebilir bir büyümeye geçebilirsiniz.

Bilgi toplumunun yaşandığı bu ortamda, işletmelerin de ayakta kalabilmeleri için yalnızca bulundukları yerdeki rakipleriyle değil, ülkedeki ve hatta dünyadaki rakipleriyle mücadele edecek güce sahip olmaları gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki, fikri sermaye işletmeler açısından maddi sermayeden çok daha önemli hale gelmiştir. Üretilen; ister ürün, ister hizmet, ister bilgi olsun, kalitenin ve verimliliğin artırılması hususunda fikri sermayeye dayalı sağlıklı bir rekabet gücü kazanılamayan yerde, toplumun ve kurumların gelişmesi, zenginleşmesi mümkün görünmemektedir.

Yapılan iş ne olursa olsun, marka olabilmenin temel şartları, öncelikle hedefleri doğru ve net olarak belirlemek, sonrasında da kendi çizgisini ve kalitesini oluşturmak, bu kaliteyi her seferinde daha fazla artırmayı amaçlamak, sürekli bir rekabet ortamında diğerlerine kıyasla avantajlı bir pozisyon sağlamak, bunun için gerekli tedbirleri almak, bilgiyi ve teknolojiyi kullanarak her zaman yeniliği aramak ve bu bilinci elde ederek gereğini yapmaktır.

İlimizin sınai mülkiyet hakları konusunda arzu edilen üretkenlik düzeyine maalesef henüz ulaşamadığı görülmektedir. Oysa, kısa adı URAK olan, Uluslararası Rekabet Kurumu tarafından açıklanan İller Arası Rekabetçilik Endeksi sonuçlarına göre Elazığ 81 il içerisinde 7. Sıradadır.

Yine NTV kanalında yayınlanan “Bir fikrin mi var” yarışmasında Elazığ birinciliği ve dördüncülüğü almış bir ildir.

Bu anlamda Elazığ ilinin yenilik, buluş ve inovasyon konusunda potansiyeli olduğu ve bunlarla birlikte ilin özellikle Coğrafi İşaret Tescili noktasında bir çok değere sahip olduğu görülmektedir. Yöreye özgü üzüm çeşitleri, tulum peyniri, yöresel yemekler, el işi ürünleri, kıyafetler, doğal kaynaklar bunlardan bazılarıdır.

Biz Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası olarak, Elazığ Valiliği, Elazığ Belediyesi, Fırat Üniversitesi, Sivil Toplum Kuruluşları ve iş dünyamızın katkı ve işbirliği ile bu ürünlerin tescilinin bir an önce başlatılması çalışmalarına hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.”dedi.

 

Bingöl: Üniversiteler Ar-Ge’nin en fazla yapıldığı yerlerdir…

Fırat Üniversitesi (FÜ) Rektörü Prof. Dr. Feyzi Bingöl ise Elazığ'ın çok değerleri olduğunu, ancak bunların patent veya marka haline yeterince getirilemediğini söyledi.
Bu toplantıdan sonra kentin bu konularda biraz daha hareketleneceğini umduğunu belirten Prof. Dr. Bingöl, “Üniversiteler araştırmanın halen daha en fazla yapıldığı yerlerdir. Arge özel sektörde gün geçtikçe artıyor ama hala daha üniversiteler lokomotifler. Özellikle 1980 yıllarından sonra üniversitelerdeki araştırma sayılarında önemli artışlar gerçekleşti. Ama ona paralel aynı oran ve düzeyde patent veya marka konusundaki gelişmeleri göremedik” diye konuştu.
Prof. Dr. Bingöl, özellikle temel bilimler ve mühendislikteki öğretim üyeleri ile daha çok da son sınıfa doğru öğrencilerin burada olmasını, toplantıyı izlemelerini istediğini kaydetti.

 

Firma temsilcilerine platek…

Etkinlikte 2000-2010 yılları arasında Elazığ'da en fazla patent ve faydalı model, en fazla marka, en fazla endüstriyel tasarım başvurusu yapan firma yetkilileri ile coğrafi işaretler kategorisinde Öküzgözü üzüm tescili yapan Elazığ Tarım İl Müdürlüğü yetkililerine ve Elazığ Merkez İlçe Üzüm Üreticileri Birliği Başkanı Hüsamettin Kaya'ya plaket verildi.





Bu haber 2401 defa okundu.
Ekleme Tarihi :18.10.2011 10:50:51
Akredite Oda ve ElazigTSO LogosuTOBBİŞKURElazığ Ticaret BorsasıFKAKOSGEBTSEFırat Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi


Adres: Cumhuriyet Mah. Korg.Hulusi Sayın Cad. No:117 /Elazığ
Telefon: 444 3594 - 0(424)218 3500   Faks:0(424)218 9690
URL: www.elazigtso.org.tr    e-posta:elazigtso@elazigtso.org.tr

ElazığTSO Bilgi İşlem 2013©



Odamız Sosyal Medya Hesapları
facebook
twitter instagram best counter



Mustafa ULAŞ tarafından geliştirilmiştir.